Yazar arşivleri: uze234

KAYNAKÇA

[1] http://www.gef.gazi.edu.tr/ortak_dersler/Kaynaklar/bde1.pdf

[2]okulweb.meb.gov.tr/06/01/353575/bildesegitim/bde.ppt

[3]moodle.midas.baskent.edu.tr/mod/resource/view.php?inpopup

[4]http://www.emu.edu.tr/olga/bolum10.ppt

 

  • Makaleler Google Akademi‘den alınmıştır.
  • http://www.anadolu.edu.tr/aöf ‘ den yararlanılmıştır.
  • eogrenme.anadolu.edu.tr/ ‘ den yararlanılmıştır.

Ahmet Polatlı’nın BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİM (BDÖ) Makalesi

BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİM (BDÖ)

Bilgisayarların öğretimde kullanılmasının en zor ama en epey ümit vadedeni bi şekilde kabul edilen Bilgisayar Destekli Öğretim kendi kendine öğrenme ilkelerinin bilgisayar teknolojisi birlikte birleşmesinden oluşmuş 1 öğretim yöntemi olup öğretim sürecinde bilgisayarın seçenek bi şekilde değil, sistemi tamamlayıcı, sistemi güçlendirici 1 öğe bi şekilde kullanılmasıdır, Bilgisayar Destekli Öğretimde bilgisayar, öğrenmenin meydana geldiği 1 ortam bi şekilde kullanıldığı öğretim sürecini ve öğrenme motivasyonunu güçlendiren, öğrencinin kendi öğrenme hızına göre yararlanabileceği, kendi kendine öğrenme ilkelerinin bilgisayar teknolojisiyle birleşmesinden oluşmuş 1 öğretim yöntemidir. Bu yöntemin öğrenme öğretme süreçlerindeki başarısı muhtelif değişkenlere bağlantılı olmakla ile, yöntemin başarısında öğretim erek ve davranışlarına elverişli ders yazılımlarının sağlanması hayli önemlidir. Bilgisayar Destekli Öğretim yönteminde, bilgisayar teknolojisi öğretim sürecine değil de, geleneksel öğretim yöntemlerine 1 seçenek bi şekilde girmekte kalite ve nicelik açılarından eğitimde verimi yükseltmede kritik 1 rol oynamaktadır (Uşun,2000, s.50-52).

Bilgisayar Destekli Öğretimde muhtelif öğretim modelleri kullanılmaktadır. yalnız Bayraktar, Keser ve Gürol tarafından önerilen ve yaygın kabul gören modeller şunlardır (Uşun, 2000, s.54):

Öğretimsel Model

Hipotezci Model

Açıklayıcı Model

Arındırılmış model

Bu modellerin bütün birisi öğrenme öğretme sürecine katkısı yönünden bilgisayarın farklı özelliklerini ortaya koymaktadır. mesela Öğretimsel Model temelde programlı öğretime dayanmakta ve bilgisayar sabırlı 1 yardımcı gibi kullanılmaktadır. Hipotezci Modelde öğrenciye hipotez formüle etmeye yardımcı olunmakta ve bu model bilginin, öğrencilerin yaşantıları yoluyla yaratılması gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. Açıklayıcı Modelde bilgisayar, talebe birlikte hakikat yaşamın görünmeyen modeli veya benzeşimi bi şekilde, ilerledikçe konuyu keşfederek öğrenmesi temel alınmaktadır. Arındırılmış Modelde ise bilgisayar, öğrencinin çalışma yükünü azaltma aracı bi şekilde kullanılmakta ve öğrenciye hesaplama, veri işlem vb. imkanlar sağlamakta ve onu desteklemektedir. bu modellerin ortak özelliği, öğrenciye öğrenmesinde faal 1 yardımcı olmaları ve öğrenciyi merkeze almalarıdır (Uşun, 2000, s.54).

Bilgisayarın eğitimde kullanım yolları bi şekilde düşünülebilecek olanlar şunlardır:

- İNTERNET aracılığıyla belli 1 konuda araştırma yapmak, surf yapmak, hususi alaka grupları birlikte akademik veya hobi amaçlarıyla ilişki kurmalarında,

- Kelime-işlemci (word processor) bi şekilde, öğrencilerin ödevlerini yapmalarında,

- Eğitsel yazılımları (educational software) kullanarak;

(a) Öğretmenin işini kolaylaştırmak sebebiyle,

(b) Öğrencinin kendi kendine deneyler ve/ya ekzersiz yapması sebebiyle,

(c) acayip dil öğrenmek veya pekiştirmek sebebiyle,

(d) Eğitlence (edutainment) yoluyla mektep öncesi dönemde esas kabiliyetler kazandırılmasında,

- limitli ölçüde programlama öğrenmede (özel merak ve/ya kabiliyet sahibi olanlar için)

- Otomatik imtihan makinesi bi şekilde,

- Öğretmenlerin, öğrencileriyle alakadar kayıtları tutmasında,

- Çok az sayıdaki öğretmenin, yazarlık dili (authoring language) kullanarak eğitsel program hazırlamasında,

- Diğer tasarımlanabilecek eğitsel ve idari amaçlar için

Bu bağlamda yanıtlanması gereken 2 sual şunlardır:

(bir) Zaten ağır ders yükü altında bulunan talebeler, bunları ne vakit yapacaklardır?

(iki) Derslerin geleneksel yöntemlerle işlenmesi sırasında bilgisayar (daha doğrusu yazılımlar), nasıl kullanılacaktır?

Bugüne kadarki uygulama, bilgisayar laboratuvarı yoluyla 1 ilave ders biçiminde olmuştur. Bu aynen, çamaşırları elle yıkamaktan bunalmış 1 konut kadınının, eve getirilen çamaşır makinesi için söylediği, bu kadar işin yanında 1 de bununla mı uğraşacağım? yakınmasına benzemektedir.

Bilgisayar, talebe ve öğretmenin işlerini kolaylaştırıcı 1 vasıta bi şekilde anlaşılıp kullanılmalıdır. Buna göre, mevcut ağır ders yüküne eklenmesi gereken değil, o yükün 1 bölümünü ortadan kaldıran, 1 eğitim süreci tekrardan yapılandırma yöntemi bi şekilde algılanmalıdır. Aynen, (BPR-business process re-engineering) yöntemi gibi, (EPR-education process re-engineering) !

Bilgisayar teknolojisinde son yıllarda yaşanan olağanüstü gelişmeler, bütün insanların dikkatini bu alana çektiği gibi, herkes bu gelişmelerden kendi alanında nasıl faydalanabileceği arayışına girmiştir. Doğal bi şekilde eğitim sektörü de bu teknolojiden faydalanma yolları arayışına girmiştir.

Burada sorulması amaçlanan ve cevabının araştırıldığı sualler şunlar olmaktadır ?

1.Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE), lazım mi ?

2.şayet lazım ise, nereye kadar, ne kadar Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE) ?

3.Belki de daha da önemlisi, bu soruların cevaplarının verilmesinde lazım olan ölçekleri kimler belirleyecek ?

4.Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE), 1 lüks mü, yoksa olmazsa olmaz türünden 1 gereksinim mı ?

5.Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE), de yurtdışında yapılan gelişmelere oranla bizdeki çalışmaların daha yavaş yürümesinin nedenleri nelerdir ?

6.Yurtdışında yaşanan gelişmeleri alıp burada aktardığımızda kafi olacak mı ?

7.Eğitimciler açısından bilgisayar okuryazarlığı nedir ve sınırları nereye kadar olmalıdır ?

8.Hazırlanan eğitim yazılımları kafi mi ? Eksik yönleri nelerdir ? Bu eksikleri kim ve nasıl değerlendirmeli ?

9.Eğitim yazılımları hazırlanırken eğitimciye vazife düşecek mi ?

BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİMİ – Nurhayat VAROL’un Çalışması

Yayınlandığı Yer: VAROL, N.: Bilgisayar Destekli Eğitim, Türk Cumhuriyetleri ve Asya Pasifik Ülkeleri Uluslararası Eğitim Sempozyumu, 24-26 Eylül 1997, Elazığ, S: 138-145

BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİMİ

*Nurhayat VAROL 

ÖZET

 

Öğrencileri, eğitim programlarında önerilen hedef davranışlara, ulaştırabilmek için eğitimcilerin öğrencilere yardım etmesi gerekir. Öğrencilerin, eğitici tarafından hazırlanmış eğitim çevresiyle etkileşimli ilişkileri bulunmaktadır. Bu davranışlar nedeniyle eğitim, “Davranış geliştirme, yetenek geliştirme, bilgi ve beceri sürecinin kazanılması” olarak tanımlanabilir.

 Öğrencilerin davranış gelişme ve değişmelerini pozitif yönde sağlamak için, eğitimde sunulan yeni teknolojik gelişmeler eğiticiler tarafından kullanılmalıdır.

 Bu çalışmada yeni teknolojik araçların nasıl kullanılabileceği ve bilgisayar destekli eğitimde ne tür zorlukların oluştuğu etraflıca tartışılacak ve bazı öneriler sunulacaktır.

 ABSTRACT

 Educators should help students in order to their students can reach target behaviour that proposed in the education programrnes. Students have interactive relations with their environment of education that prepared by educators. According to these behaviour, the education can be defined as “Developing of behaviour, Devoloping of aptitude, Earning process of knowledge and skill”

The new technological developments offered for education should be used by educators in order to realise rapidly developing and changing of behaviour of students in positive direction.

In this article, how new technological devices for education can be used and which kind of difficulties occur by Computer Aided Education will be detailed discussed and some recomrnendations will be offered.

 1.        GİRİŞ:

 Bilim ve teknoloji arasındaki fark, bilmek ve yapmak arasındaki farka benzetilebilir. Kısa bir ifadeyle Bilim bilme; Teknoloji ise yapma ve geliştirmedir. Eğitim Teknolojisi bireyi geliştirme ve ona öğretme için etkili yöntemler, ortamlar bulmak görevini üstlenmiştir.

 Yeni teknolojiler eğitim sorunlarının çözümü için ideal imkanlar oluşturmaktadır. Son yıllarda Türkiye’de bilimsel gelişmenin canlandığı sırada bilgi artışı da atağa kalkmıştır. Bilginin artması eğitimi de büyük ölçüde etkilemektedir. Eğitim alanına hızla giren teknolojilerin, kapasite ve çeşitliliği, eğitim sorunlarımızı tam anlamıyla olmasa da büyük ölçüde gidermeye yetmektedir.

Yeni teknoloji gereksiniminin hissedilmesini etkileyen etmenler; Bilginin artması, nüfusun artması, toplumun değişim göstermesi, bireysel farklılıkların olması, eğitime talebin artması şeklinde ifade edilebilir. Bilgi teknolojisini eğitime sokmanın yolu daha çok bilgisayar almak veya daha sonra oluşturulabilecek altyapı değildir. Gençlerimiz ve çocuklarımızın bilgi ihtiyaçlarının arttırılması ve onun hissettirilmesi gerekmektedir. Geçen süreci de şöyle açıklamak mümkündür.

ezbersiz eğt—> artan bilgi ihtiyacı—> BT’nin daha çok kullanımı—>bilgiye daha kolay erişim

                  <—————————————————————————<

Amaçlanan ezber alışkanlığının kırılması öğrencilerin bilgi ihtiyacını artıracaktır. Bilgi gereksinimi artan öğrenci daha çok kitap okuyacak, daha çok soru soracak, daha çok gözlem yapacak, daha çok bilgisayar yazılımı kullanacak, bilgiye daha çabuk ve doğrudan ulaşmak için İnternet kullanacaktır. (Tınaz, M.,:T., 1997)

 Eğitim Teknolojisinin kavramsal gelişimi dört aşamadan geçmektedir. (Alkan, 1984) Bunlar; Araç, ortam, teknoloji ve sistemdir.

 Araç:      Video, Tv., radyo, film makineleri gibi görsel-işitsel olabilir.

 Ortam:   Araç+ortam gibi düşünülse de fiziki anlamdaki ortamın yerini teknoloji kavramı almıştır.

 Teknoloji: Araç+ortam+teknoloji bileşkesi olmuştur.

 Sistem: Yukarıda oluşturulan bileşkenin tabanını oluşturur.

 Eğitimimizdeki gelişmelerde bilişim ve iletişim teknolojilerinin yeri büyüktür.

 Bilişim; bilgi teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretilmesi işini yüklenir. Barker’e göre bilişim; bilginin özellikle makinelerle işlenmesiyle ilgili teknik ve yöntemlerle uğraşan bilimdir. Bilginin transferini yapan iletişim unsuru; Alkan’a göre “Anlamların ortak hale gelmesi veya birbirini etkilemek isteyen iki öğe arasında meydana gelen bir etkileme” dir. İletişim bir başka ifadeyle bilgi birikiminin aktarımıdır. Sağlıklı bir iletişimin kurulabilmesi için olayın gerçekleşmesini sağlayan şu öğelerin ve dönütünün olması gerekir. (Alkan, C., 1984)

 Kaynak——-> Verici——–> Kanal——-> Alıcı——->Mesaj

 <——————————————————————–<

 Bu etkileşimlerin tümünde bilgi ve birikim, hem yazılı veya sözlü hem de görsel bileşenlerle iletilir. İletişim sistemlerinin rolü, bilginin insanlar arasında taşınmasını sağlayan pasif elektronik bir ortam oluşturmaktır. Zaman, yer ve nüfus gibi değişkenler, herhangi bir özel durumda kullanılabilecek en uygun iletişim sistemini belirler.

 Radyo, televizyon, video derken bilgisayar da eğitim alanımızdaki yerini almış özellikle son on yılda hızla yaygınlaşarak üniversitelerimizde, ortaöğretim kurumlarımızda ve ilköğretim kurumlarımızda hizmet vermektedirler. Bilgisayar diğer eğitim araçlarına göre günümüz teknolojisinin imkanlarına sahip çok yeni bir araçtır. Teknolojinin yeni ürünü olan bu aracı kullanmak, ders çalışmak amacıyla olsa bile öğrenciler üzerinde güdüleyici rol oynamaktadır (Kunç, Ş., Varol, A., 1994).

 Kendi kendine öğrenme yöntemi her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Gelişen teknolojiye paralel olarak, eğitim yöntemleri de klasik yöntemlere kıyasla büyük gelişme göstermektedir. Multimedia sistem sayesinde konular görsel ve işitsel olarak hazırlanmakta ve bilgisayar yardımı ile etkin eğitim sağlanmaktadır.

 Eğitim-Öğretimde kullanılan araçlar ne kadar çok duyu organlarına hitap ederse o kadar kalıcı olacağı tartışılamaz. Gör-İşit-Dokun sloganı bilgisayar için güncelliğini korumaktadır.

 2.        BİLGİSAYARLARIN EĞİTİM ALANINDA KULLANIMI VE SAĞLADIĞI YARARLAR

 Bilgisayarlar her türlü eğitim hizmetlerinde kullanılmaktadır. Rehberlik, ölçme-değerlendirme, özlük işleri, öğrenci işleri, eğitim araştırmaları, ders materyali hazırlamada, çizim, mimarlık, uzaktan eğitimde vb alanlarda kullanılmaya devam edilirken hergün gelişen programlarla daha çok kitleye, daha farklı alanlarda hizmet etmektedir. Türkiye’ye son giren bu harika teknoloji, şartları zorlayarak yerini almayı başarmış ve hizmete girmiştir.

 Eğitim amaçlı kullanılan bilgisayarların yararlarını şöyle özetlemek mümkündür:

  •  Bilgisayarlar öğrenciye etkileşimde bulunma imkanı sağlar.
  • Paket. programların yardımıyla öğretimde kalite standartlarının korunmasına yardımcı olur.
  • Bilgisayarlar, öğrencinin bireysel öğrenme ihtiyaçlarına karşı esnek bir öğretim sağlar. Her öğrencinin ihtiyacı, hızı, kapasitesi, algısı farklılıklarından doğacak öğrenme farklılığını da ortadan kaldırır. İstenildiği kadar tekrar yapına şansı vardır.
  • Bilgisayarlar birçok yeni öğrenme ortamının temelini oluşturmaktadır.
  • Bilgisayar kullanılacak (Multimedia) küçük donanım parçalarıyla ses, animasyon, renk, çizim gibi elemanları bir araya getirerek öğrenmeyi çabuk ve kalıcı kılar.
  • Bilgisayarlar bir eğitim ortamı olarak kullanılabilmektedir.
  • Basit donanımı olan bir modem ve telefon hattı olduğu takdirde İnternet aracılığıyla adeta dünya küçük ekrana taşınır. Dünyanın her köşesinde İnternete girmiş literatür taramadan tutun da güncel olaylara, resmi gazetelere vb. çabuk ve doğrudan ulaşmak mümkündür.
  • Bilgisayar iletişimdeki yerini de almıştır İnternet ve EARN sayesinde çabuk haberleşme imkanı vardır. İletişim yeteneğini geliştirir. Bilginin çok çabuk transferini sağlamaktadır (Varol, A, 1996).
  • Uygun yazılımlar kullanılarak kullanıcıların kendi özel uygulamaları ve öğretim materyalleri geliştirmelerine imkan tanır Örneğin; bu alanda gerçekleştiren ESTA yazılım programında ses, resim, yazı, animasyon gibi unsurlar bir araya getirilerek özel ders notları ve uygulamalar çıkarılabilir (Varol, A, Varol, N, 1996)
  • Programlama Dilleri yanında hazır paket programlar kullanılarak amaca uygun dosyalar hazırlanabilir.
  • Bilgisayar, öğrenciyi çalıştığı konuya motive eder.
  • Bilgisayar oldukça sabırlı olduğu için bilgiyi pekiştirir.
  • Bilgisayar, öğrencilerin grup çalışmalarına yön verdiği için onların sosyal hayatlarını etkilemektedir.
  • Bilgisayar Destekli Eğitimin getirileriyle “Yarın, bugün burada” sloganı deyim gibi algılanmayıp gerçeği yansıtır.

 3.        BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM NEDİR?

Bilgisayar Destekli Eğitim kavramı halen bazı kavram karışıklığına neden olmaktadır. Bilgisayar eğitimi, bilgisayarla eğitim, bilgisayardan öğretim, bilgisayarla düşünmeyi öğrenme gibi kavramlar ileriye sürülmüştür. Ancak bu alternatifler Bilgisayar Destekli Eğitim bileşenlerdir (Gürol, M., 1997).

Bilgisayar Destekli Eğitimde kullanılan bilgisayar teknolojisi, öğrenme sürecinde öğrencilere yardımcı harika bir üründür.

Bilgisayar Destekli Eğitim; Aşkar ve Erden’e göre “Bilgisayarın öğrenme-öğretme sürecinde yardımcı araç olarak kullanılma yada öğretim sürecine sistem tamamlayıcısı, sistem güçlendirici bir araç olarak girmesidir”.

Bilgisayar Destekli Eğitimde Bilgisayar, sistem destekleyicisi olarak öğretimi klasik öğretmen merkezli durumdan alıp öğrenci merkezli duruma, getirmektedir. Bilgisayar Destekli Eğitimde bilgisayar, öğretmen ve öğrenci arasında etkileşimli bir ortam hazırlar, etkileşimli ortamın oluşması ders yazılımı ile ilgilidir. Bunun içindir ki; kullanılacak yazılım çok önemlidir. Yazılım öğrenci için cazip olmalı, onu aktif tutmalı, tek düze değil, etkileşimli ve dönütün olacağı şekilde olmalıdır. (Gürol, M,  1997)

Bilgisayar Destekli Eğitimde başarılı olmak, amaca ulaşmak için sistemi destekleyen yazılım, öğretmen, öğrenci ve donanım gibi üç ana unsurun bulunması ve birbirini tamamlaması gerekir. BDE tabanlı bir öğretimde bilgisayardan yararlanma veya sistemin konumunu şöyle gruplamak mümkündür.

 1.    Bilgisayarla Öğrenme: Eğitici oyunlar, simülasyon, kelime-işlem vb. bu gruba örnek teşkil eder.

 2.    Bilgisayardan Öğrenme: Öğrencinin her türlü öğrenme yaşantılarını yalnızca bilgisayar ortamında kazanmasını öngörür. Uygulama, alıştırma vb. işlemleri ihtiva eder.

 3.    Bilgisayar Yönetimli Öğretim Veri tabanı işlemleri, ölçme-değerlendirme gibi işlemler bu grup içerisindedir.

 4.    Bilgisayar Işığında Düşünme: Problem çözme bu grup içerisindedir.

 BDE’de uygulama yöntemlerini daha açık şöyle gruplamak mümkündür.

  • Bilgisayardan problemi çözmek: Bilgisayar programları, tamir işleri, matematik vb. alanlarında kullanılır.
  • Bilgisayar özel öğretmen rolünü üstlenir: Bilgiyi sunmak, konuyu ana hatlarıyla özetlemek, soru sormak, cevapları kontrol etmek bilgisayarın görevidir. Eğitim, bilim alanında kullanılır.
  • Bilgisayar yaratıcı keşfedici rolü üstlenir: Varsayımlar oluşturmak, varsayımları test etmek görevidir. Sosyal Bilimler ve meslek seçiminde kullanılabilir.
  • Bilgisayar alıştırma ve uygulama yöntemlerinde görev alır: Öğrencilere soru sorma, değerlendirme, öğrencilerin ilerlemelerini kaydetme görevini yerine getirebilir. Sözlük oluşturur, bilgi üretir, matematiksel işlemler yapar.
  • Eğitici oyunlar yöntemlerinde görev alır: Yarış, değerlendirici ve sonuç kaydedici olarak davranmak durumundadır. Yazboz oyunları, işitsel oyunlar vb. örneklerdir.

4.        BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM’İN SINIRLILIKLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI

 Okullarda eğitim amaçlı kullanılacak bilgisayar donanımları ile ilgili standartlar farklılıklar göstermektedir. Bilgisayar donanımları alanındaki çok hızlı gelişmeler, katı standartları sakıncalı bulmaktadır. Standartların belirlenmesinin teknolojideki gelişmelere cevap verebilecek şekilde esnek tutulmasında yarar vardır.

 Yazılım programlan her sisteme uymayabilir. Donanım ve yazılım olarak maliyeti yüksektir. Bu sorunun minimum olabilmesi için yazılımların disiplinler arası alanlara hitap edecek şekilde hazırlanması gerekir.

 Bilgisayar Destekli Eğitim uygulamalarında bilgisayarla ilgili teknik uzmanlarla, eğitimciler arasında yeterli bir eşgüdüm sağlama çalışmaları henüz doyum noktasına gelmemiştir. Bu konu yapılacak seminerlerle netleştirilebilir.

 Derslerin işlenmesinde diğer araçlar gibi (Tv, radyo, video vb.) bilgisayarın da araç+ortam olduğu unutulup herşeyin bilgisayarla yapılması, bilgisayarın öğretmenin yerini alacağı endişesini doğurmuştur. Yerlerini ve rollerini kayıp etme korkusu öğretmenlerin bir bakıma bilgisayarı rakip olarak görmelerine neden olmuş, bu nedenden dolayıdır ki; klasik yöntemi takip etmeleri tutkularını bırakmada güçlük çekmektedirler. Halbuki Milli Eğitim Bakanlığı yapacağı projelerle hizmet içi eğitimleri yaygınlaştırarak öğretmenlerin olayın bilincine varmalarını sağlayabilir. Lisans eğitiminde fakültelerde müfredata mutlaka BDE’e dayalı dersler yerleştirilerek öğrenciler mesleğe başlamadan bilinçlendirilebilir. Aday öğretmen uygulamalarında imkanlar elverdiği takdirde mutlaka BDE ortamında dersler vererek bilgisayarın kendisinin yerini almadığını, ancak kendi işini kolaylaştırdığını, öğrencileri ve kendi özel çalışmaları için daha çok zaman ayırabildiğini bizzat yaşamalıdır.

Öğretmenler yazılım ve donanım alanında yeterli hizmet içi eğitimden geçirilmemektedir. Türkiye’nin her bir köşesindeki okullara hızla ulaşan bilgisayar sayılarına bakılırsa bu alanda yetiştirilen öğretmen sayıları yeterli değildir. Ayrıca hizmet ulaşmış eğitim kurumlarımızda bazen öğretmenlerimizin programlar veya bilgisayarlar bozulur kaygısıyla teknolojiyi kullanmadıkları gözlenmiştir. Halbuki iyi bir rehberlik eğitimi çalışmasından sonra o kaygıların kaybolacağına inanıyorum. Konuya ilgisiz kalan Milli Eğitim mensuplarımızı önce yapılacak seminerlerle bilinçlendirip sonra hizmetiçi eğitime alarak öğretim ve eğitime geçilmesi zaruridir.

 KAYNAKLAR

 1.    ALKAN, C., “Eğitim Teknolojisi Kuramlar-Yöntemler, Yargıçoğlu Matbaası, Ankara 1984.

 2.    VAROL, A.; VAROL, N.: Uzman Sistemlerde ESTA Yazılımının Önemi, Bilişim’96,: 18-22 Eylül 1996 İstanbul, Bildiriler Kitabı, S: 289-294

3.    KUNÇ, Ş.; VAROL, A.: 21. Yüzyıl Eğitiminde Teknoloji Kullanımı ve Mesleki Teknik Eğitim, Endüstriyel Teknoloji, Bilimsel ve Teknik Dergi, Cilt 1, Sayı 1, Kasım 1994,

S: 41-46

 4.    VAROL, A.: Televizyon-Telekonferans ve İnternet Sistemlerinin Uzaktan Eğitim Amaçlı Kullanımı Türkiye 1. Uluslararası Eğitim Sempozyumu, 12-15 Kasım 1996, Bildiriler Kitabı, S: 659-667

 5.    GÜROL, M., “Bilgisayar Destekli Eğitim” F.Ü. Teknik Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Ders Notu, Elazığ 1997.

 6.    AŞKAR, P.; ERDEN, M. “Mikrobilgisayarların Okullarda Kullanımı”, Eğitim ve Bilim, 1986

 7.    TİTİZ, M.T., (1997) “BİLİŞİM 97”, Bildiriler Kitabı, 1-4 Eylül 1997, S:156-159


* Öğr. Gör. Fırat Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu

Bilgisayar Destekli Öğretimin Kuramsal Temelleri

BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİMİN KURAMSAL TEMELLERİ

Bilgisayar destekli öğretimin kuramsal temelleri, davranışçı kuramlar, bilişsel kuramlar ve oluşturmacı kuramlar olmak üzere üç başlık altında ele alınabilir

Davranışçı Kuramlar:

Davranışçı kuramlar öğrenme kavramını “uyarıcılarla davranışlar arasında bir bağ kurma süreci” olarak tanımlamışlar ve öğrenmenin kalıcı bir duruma gelebilmesi için uyarıcılar ile uyarıcılara karşı yapılan davranışlar arasında oluşan bağın güçlenmesi gerektiğini belirtmişlerdir.Davranışçı kuramlar genellikle öğrenilmiş fiziki davranışlar üzerine temellenmektedir.Örneğin bireyin gözüne şiddetli bir ışık geldiğinde göz kapaklarını hemen kapatması davranışçı kuramlar ile açıklanabilecek bir önermeyi betimlemektedir.

Bilişsel Kuramlar:

Davranışçı kuram öğrenmeyi dış etkilerle (pekiştirme, bitişiklik, tekrar) elde edilen bir sonuç olarak görmesine karşın, çağdaş bilişsel yaklaşımda öğrenme, insanın beyninde ve sinir sisteminde oluşan bir iç süreç olarak yorumlanmaktadır.Bilişsel öğrenme kuramcıları, davranış kuramcılarının aksine, öğrencilerin sunulan bilgileri alan edilgen bireyler olmadığı, bireylerin bilgileri duyu organları ile aldığını, bu bilgileri kodladığını, hafızaya kaydettiğini ve gerektiğinde hafızadan geri çağırıp kullandıklarını ileri sürmüşlerdir.Bilişsel kuramlar öğrenme olayını açıklarken aşağıdaki temel noktalara işaret etmektedir;

Öğrenen dış uyarıcıların pasif bir alıcısı değil, onların özümleyicisi ve davranışların aktif oluşturucusudur.

Öğrenen kendi öğrenmesinde sorumluluk taşıyan, verileni olduğu gibi atan değil, verilerin taşıdığı anlamı keşfedendir.

Öğrenen, verilen bilgiler arasında, uygun olanları seçen ve işleyendir.

Öğrenen kendisine kazandırılmak istenen bir ilke de olsa, onun anlamını bulmak, diğer ilkelerle ilişkisini kurarak ve daha önce öğrendikleriyle bağdaştırarak ona anlam vermek zorundadır.

Oluşturmacı Kuramlar:

Öğrenme konosunda oluşturmacı yaklaşımlar, bilişsel ve davranışsal kuramların öğrenme sürecine getirdiği açıklamaları yeterli bulmayarak öğrenme sürecinde bireyin daha aktif rol alması gerektiğini, ayrıca bilginin birey tarafından yalnız başına oluşturulamayacağını, bireyin içinde yaşadığı toplumda bilginin oluşturulmasında etkili olduğu belirtmektedir.Oluşturmacı kuram da, bireyler karşılaştıkları yeni bilgileri önce mevcut olan bilgileri ile karşılaştırırlar.Yeni bilgi mevcut bilgiler ile uyum gösteriyorsa hafızalarına yeni bilgileri yerleştirirler.Ancak yeni bilgi, eski bilgiler ile uyumsuzluk gösteriyorsa zihinsel yapılarında şekillendirmeler yaparak, yeni bilgileri eski bilgileri ile bütünleştirir.

Davranışçı kuramlar 20. yüzyılın başlarında B.F. Skinner’in çalışmaları ile eğitim dünyasında yerini almış ve değer kazanmıştır.Bilişsel kuram, davranışçı kuramın insanların öğrenme süreçlerini sadece etkilere tepki üretmesi sürecinden ibaret olmayacağını ileri süren bilim adamları tarafından20. yüzyılın sonlarına doğru Piaget, Brunner ve Vygotsky’nin çalışmaları ile alan yazına dahil olmuştur.

Öğretim kuramlarının temel özelliklerinin farklı yönleri ile incelenmesi bilgisayar destekli öğretim uygulamalarına öğretim kuramlarının getirdiği katkıları anlamak adına yararlı olacaktır.Aşağıda davranışçı, bilişsel ve oluşturmacı öğrenme kuramlarının; temel dayanak noktaları, öğrenmeye bakış açıları, öğrenme türleri, öğretmen ve öğrenci rolleri temelinde ele alınmıştır.

Davranışçı kuramların öğrenmeye bakış açısı kasıtlı davranış değişiklikleri şeklinde iken, bir başka deyişle davranışçı kuram öğrenme sürecini uyarıcı tepki arasında kurulan bağlar şekline açıklarken, bilişsel kuram öğrenme sürecinde zihinsel süreçlerin etkin olduğunu ve bilgilerin kodlanarak, zihinsel şemaların değişerek öğrenildiğini ileri sürmektedir.Oluşturmacı yaklaşım ise öğrenme sürecinde bireyin aktif olduğunu ve bilgiyi araştırma, yorumlama ve analiz etme etkinliklerinin bireyin sorumluluğunda ileri sürmektedir.

Eğitim ortamlarının kurumlara göre değişimi incelendiğinde ise; davranışçı kuram öğretimin geleneksel ortamlarda meydana gelebileceğini belirtirken, bilişsel kuram teknolojinin eğitim ortamlarına girmesini gerekli kılmaktadır.Oluşturmacı kuram ise eğitim ortamlarının etkileşimli olması gerektiğini belirtirken bilgisayardan eğitim ortamlarında her türlü amaç için yararlanması gerektiğini belirtmektedir.

Davranışçı kuramlar öğrencinin edilgen bir şekilde sınıf ortamı içerisinde bulunmasını ve uyaranlar ile öğrencilerin desteklenmesi gerektiğini ileri sürerken, bilişsel kuramlar öğrencinin yarı etkin bir konuma gelmesini ve öğretmen ya da çevreden gelen uyarıcıları seçerek ve seçtiği uyarıcıları kullanarak öğrenmenin gerçekleştiğini ileri sürerler.Davranışçı ve bilişsel kuramların aksine oluşturmacı kuramlar öğrencinin öğrenme sürecinde etkin bir rol almasını, sınıf içinde düzenlenen grup çalışmalarına katılmasını ve çevre ile etkileşime girmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

Davranışçı kuramlar öğretmenlere öğrenme ortamlarında disiplin sağlayıcı bir rol yüklemekte ve öğrenme için gerekli olan bilgilerin dağıtıcısı ve aktarıcısı olan bir rol yüklenmektedir.Bilişsel kuramlar davranışçı kuramların yüklediği rolü hafifleterek öğretmeni bilgi edinme sürecini yönlendiren bireyler olarak tanımlamaktadır.Oluşturmacı kuramlar ise öğretmenleri öğrenciye yardım eden ve öğrenciler ile işbirliği yaparak, onlara rehberlik yapan bireyler olarak görmektedir.Ayrıca oluşturmacı kuramlar öğretmenleri sınıfta etkileşim ortamını sağlayacak ve devam ettirecek bireyler olarak görmektedir.Sınıf içi etkileşimin artmasıyla öğrenciler grup halinde çalışabilecekler aynı zamanda bireysel olarak eriştikleri bilgileri gruplara getirerek tartışacaklardır.Oluşturmacı kuramların öğretmen rollerine getirdiği en büyük değişim ise; öğretmeni bilgi kaynağı, bilgiyi dağıtan birey olmaktan çıkarıp öğrencilerin birincil bilgi kaynaklarına erişimini sağlayan bireyler haline getirmesidir.

Bilgisayar destekli öğretime ilişkin ilk çalışmalar 1900’lü yılların ortasında Sidney Presley ve B.F. Skinner’in çalışmaları ile ortaya çıkmıştır.Skinner ve Presley birbirlerine çok yakın tarihlerde davranışçı kuramın ilkelerini de göz önüne alarak öğrenme makinesi ya da programlanmış yazılar ismi ile tanınan bilgisayar dosyalarını üretmiştir.Ancak öğrenme makinesi davranışçı kuramların etkisinde kalınarak üretildiği için programlar öğrencilerin bireysel farklılıklarına göre tasarlanamıyor ve öğrencilere çeşitli uyarıcılar sunamıyordu.

1963 yılında Stanford Üniversitesi ilköğretim öğrencileri için öğretimsel amaçlı olarak bir matematik yazılımı geliştirmiştir.Mantık konusunda öğretimsel materyaller içinde program 1964 yılında 41 öğrenci üzerinde IMSSS enstitüsünde bulunan bilgisayara telefon hatları ile bağlı olan teletype makineleri üzerinden dağıtılarak denemesi yapılmıştır.

1966 yılına kadar bilgisayar destekli öğretim uygulamalarında öğrenciler bilgisayar sunucularına bağlı teletype makinelerini veya elektronik daktilo cihazlarını kullanmaktaydılar.1966 yılında ise IBM firması 1500 öğretim sistemi adını verdikleri öğretimsel amaçlı bilgisayar sisteminin geliştirilmesi ile öğrenciler televizyonları bilgisayar ekranı olarak kullanabilmişler ve çeşitli ses kasetlerini dinleyebilmişlerdir.

1970’li yıllarda ise bilgisayar destekli öğretim uygulamaları, bilgisayar ve yazılımlarda meydana gelen gelişmelerin paralelinde, değerlendirme modülleri de içermeye başlamış ve öğretmenler derslerinde bilgisayar uygulamalarını kullanmaya başlamışlardır.1975 yılında Bilgisayar Programcıları Birliği kolej öğrencileri için teletype makinelerinin ve bilgisayarların bir arada çalışabildiği ve kampus içerisinde yakınlarındaki alanlara yerleştirilmiş ve kampus alanındaki sunucu bilgisayarlara telefon hatları ile bağlı bilgisayar sistemlerini hizmete sunarak öğrencilerin kampus yakınlarında bilgisayar destekli eğitim uygulamalarına katılmalarını sağlamıştır.

Bilgisayar destekli öğretim uygulamaları ilk yıllarında öğrencinin tek başına çalışabildiği ve bireysel olarak testler yapabildiği ve gerekli dönütleri aldığı sistemler olarak tasarlanmıştır.Bu tasarım yaklaşımı davranışçı kuramın ilkeleri ile birebir örtüşmektedir.Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar; birebir yapılan uygulamaların öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisinin çok fazla olmadığını ve öğrencilerde toplumdan soyutlanmışlık hissi uyandırdığını ortaya çıkartmıştır.Oluşturmacı yaklaşımın yaygınlaşması ile öğretim amaçlı özel bilgisayar programlarının yazılmasının yerine bilgisayar ve internet uygulamalarının öğretim amaçlı kullanımı önemi arttırmaktadır.[1]

Bilgisayar Destekli Öğretimde Öğretmen ve Öğrenci Rolleri

Bilgisayar Destekli Eğitim kavramı halen bazı kavram karışıklığına neden olmaktadır. Bilgisayar eğitimi, bilgisayarla eğitim, bilgisayardan öğretim, bilgisayarla düşünmeyi öğrenme gibi kavramlar ileriye sürülmüştür. Ancak bu alternatifler Bilgisayar Destekli Eğitim bileşenlerdir (Gürol, M., 1997).

Bilgisayar Destekli Eğitimde kullanılan bilgisayar teknolojisi, öğrenme sürecinde öğrencilere yardımcı harika bir üründür.

Bilgisayar Destekli Eğitim; Aşkar ve Erden’e göre “Bilgisayarın öğrenme-öğretme sürecinde yardımcı araç olarak kullanılma yada öğretim sürecine sistem tamamlayıcısı, sistem güçlendirici bir araç olarak girmesidir”.

Bilgisayar Destekli Eğitimde Bilgisayar, sistem destekleyicisi olarak öğretimi klasik öğretmen merkezli durumdan alıp öğrenci merkezli duruma, getirmektedir. Bilgisayar Destekli Eğitimde bilgisayar, öğretmen ve öğrenci arasında etkileşimli bir ortam hazırlar, etkileşimli ortamın oluşması ders yazılımı ile ilgilidir. Bunun içindir ki; kullanılacak yazılım çok önemlidir. Yazılım öğrenci için cazip olmalı, onu aktif tutmalı, tek düze değil, etkileşimli ve dönütün olacağı şekilde olmalıdır. (Gürol, M,  1997)

Bilgisayar Destekli Eğitimde başarılı olmak, amaca ulaşmak için sistemi destekleyen yazılım, öğretmen, öğrenci ve donanım gibi üç ana unsurun bulunması ve birbirini tamamlaması gerekir. BDE tabanlı bir öğretimde bilgisayardan yararlanma veya sistemin konumunu şöyle gruplamak mümkündür.

1. Bilgisayarla Öğrenme: Eğitici oyunlar, simülasyon, kelime-işlem vb. bu gruba örnek teşkil eder.

2.Bilgisayardan Öğrenme: Öğrencinin her türlü öğrenme yaşantılarını yalnızca bilgisayar ortamında kazanmasını öngörür. Uygulama, alıştırma vb. işlemleri ihtiva eder.

3.Bilgisayar Yönetimli Öğretim Veri tabanı işlemleri, ölçme-değerlendirme gibi işlemler bu grup içerisindedir.

4.Bilgisayar Işığında Düşünme: Problem çözme bu grup içerisindedir.

BDE’de uygulama yöntemlerini daha açık şöyle gruplamak mümkündür.

  • Bilgisayardan problemi çözmek: Bilgisayar programları, tamir işleri, matematik vb. alanlarında kullanılır.
  • Bilgisayar özel öğretmen rolünü üstlenir: Bilgiyi sunmak, konuyu ana hatlarıyla özetlemek, soru sormak, cevapları kontrol etmek bilgisayarın görevidir. Eğitim, bilim alanında kullanılır.
  • Bilgisayar yaratıcı keşfedici rolü üstlenir: Varsayımlar oluşturmak, varsayımları test etmek görevidir. Sosyal Bilimler ve meslek seçiminde kullanılabilir.
  • Bilgisayar alıştırma ve uygulama yöntemlerinde görev alır: Öğrencilere soru sorma, değerlendirme, öğrencilerin ilerlemelerini kaydetme görevini yerine getirebilir. Sözlük oluşturur, bilgi üretir, matematiksel işlemler yapar.
  • Eğitici oyunlar yöntemlerinde görev alır: Yarış, değerlendirici ve sonuç kaydedici olarak davranmak durumundadır. Yazboz oyunları, işitsel oyunlar vb. örneklerdir.[2]

SIRA SİZDE:  Bilgisayar destekli öğretimde öğretmen ve öğrenci rollerini iyileştirmek için sizce neler yapılabilir?

Bilgisayar Destekli Öğretim Uygulamalar

-Okullarda eğitim amaçlı kullanılacak bilgisayar donanımları ile ilgili standartlar farklılıklar göstermektedir. Bilgisayar donanımları alanındaki çok hızlı gelişmeler, katı standartları sakıncalı bulmaktadır. Standartların belirlenmesinin teknolojideki gelişmelere cevap verebilecek şekilde esnek tutulmasında yarar vardır.

-Yazılım programlan her sisteme uymayabilir. Donanım ve yazılım olarak maliyeti yüksektir. Bu sorunun minimum olabilmesi için yazılımların disiplinler arası alanlara hitap edecek şekilde hazırlanması gerekir.

-Bilgisayar Destekli Eğitim uygulamalarında bilgisayarla ilgili teknik uzmanlarla, eğitimciler arasında yeterli bir eşgüdüm sağlama çalışmaları henüz doyum noktasına gelmemiştir. Bu konu yapılacak seminerlerle netleştirilebilir.

-Derslerin işlenmesinde diğer araçlar gibi (Tv, radyo, video vb.) bilgisayarın da araç+ortam olduğu unutulup herşeyin bilgisayarla yapılması, bilgisayarın öğretmenin yerini alacağı endişesini doğurmuştur. Yerlerini ve rollerini kayıp etme korkusu öğretmenlerin bir bakıma bilgisayarı rakip olarak görmelerine neden olmuş, bu nedenden dolayıdır ki; klasik yöntemi takip etmeleri tutkularını bırakmada güçlük çekmektedirler. Halbuki Milli Eğitim Bakanlığı yapacağı projelerle hizmet içi eğitimleri yaygınlaştırarak öğretmenlerin olayın bilincine varmalarını sağlayabilir. Lisans eğitiminde fakültelerde müfredata mutlaka BDE’e dayalı dersler yerleştirilerek öğrenciler mesleğe başlamadan bilinçlendirilebilir. Aday öğretmen uygulamalarında imkanlar elverdiği takdirde mutlaka BDE ortamında dersler vererek bilgisayarın kendisinin yerini almadığını, ancak kendi işini kolaylaştırdığını, öğrencileri ve kendi özel çalışmaları için daha çok zaman ayırabildiğini bizzat yaşamalıdır.

-Öğretmenler yazılım ve donanım alanında yeterli hizmet içi eğitimden geçirilmemektedir. Türkiye’nin her bir köşesindeki okullara hızla ulaşan bilgisayar sayılarına bakılırsa bu alanda yetiştirilen öğretmen sayıları yeterli değildir. Ayrıca hizmet ulaşmış eğitim kurumlarımızda bazen öğretmenlerimizin programlar veya bilgisayarlar bozulur kaygısıyla teknolojiyi kullanmadıkları gözlenmiştir. Halbuki iyi bir rehberlik eğitimi çalışmasından sonra o kaygıların kaybolacağına inanıyorum. Konuya ilgisiz kalan Milli Eğitim mensuplarımızı önce yapılacak seminerlerle bilinçlendirip sonra hizmetiçi eğitime alarak öğretim ve eğitime geçilmesi zaruridir.[4]

SIRA SİZDE: Bilgisayar destekli öğretim uygulamalarında  kullanılan araçlar denince akla ilk olarak gelen araç ve materyaller sizce nelerdir?

Bilgisayar Destekli Öğretim

BDE nin birkaç değişik tanımı yapılabilir. Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE);

Bilgisayar la öğretme sürecidir.
Öğretme aracı olarak bi bilgisayar programını kullanan bireysel eğitim sistemidir.
Bir bilgisayarı kullanan birisi tarafından öğrenilebilecek bilgi ve beceriler sunan eğitsel bir bilgisayar programıdır.
Bir alanın (matematik.fizik, kimya vb.) öğretimde bilgisayarın öğretmen ve öğrenciye yardımcı bir araç olarak kullanılmasını ifade etmektir. Başka bir deyişle, BDE eğitimde bilgisayarın, öğrencinin eğitimde daha etkin öğrenmesini sağlamak amacıyla kullanılması demektir.
“Öğrencinin bir bilgisayar başında, göstereceği her türlü tepkileri göz önünede bulundurarak hazırlanmış ders yazılımı ile karşılıklı etkileşimde bulunarak kendiöğrenme hızına göre kullanabileceği öğretim türü”, bu soruna ilişkin uygulama ve araştırma alanı olarak da tanımlanabilir.
Öğrenme ortamına uyarlanabilecek veya öğretime uygun bilgisayar donanımı araçlarıyla, bir Ders Yazılımının tek veya çok öğrencili ortamda öğreten yardımı olsun ya da olmasın izlenmesiyle sürüdürülen eğitim yöntemidir.
Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE) nasıl tanımlanırsa tanımlansın, bilgisayar destekli öğretimde, bilgisayarın öğretme sürecinde öğretmenin yerine geçecek bir seçenek olarak değil, sistemi tamamlayıcı, güçlendirici bir araç olarak girmesi esastır.[3]

SIRA SİZDE: Çevrenizde bilgisayar destekli öğretim kullanıldığında etkin bir öğrenme sağlanabileceğini düşündüğünüz alanları sizce nelerdir?

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.